
Buse, Trabzon’un dar sokaklarında büyüdü. Şehir, Karadeniz’in hırçın dalgalarının sahile çarptığı, denizin tuzlu kokusunun her köşeye yayıldığı, ama bir o kadar da küçük ve dar bir dünyaydı. Çocukluğunun büyük kısmı, bu denizin gölgesinde geçti. Ama deniz ne kadar özgürse, Trabzon o kadar kapalıydı. Buse, yaşadığı kısıtlamaların farkındaydı, her zaman dışlanmışlık hissiyle büyümüştü. Genç yaşlarda, hayal ettiği hayatla karşılaştı: Bir gece, karanlık bir bara adım attığında, gözlerinde gördüğü ilk şey, hayatta kalabilmek için yapılması gereken tercihlerdi. Kısa sürede, insanların, onun bedenini bir hizmet olarak görüp ona değer biçtiklerini fark etti. Her gece, bir başka yüz, başka bir dokunuş, başka bir hikâye… Ama içindeki boşluk büyümeye devam ediyordu. Trabzon’daki herkes birbirini tanır. Bu küçük şehre adım atan, herkesin diline düşer. ... okumaya devam et
Ben bir hayat kadınıyım... Toplumun bana verdiği isim bu. Ama ben sadece bu kelimeden ibaret değilim. Bir insanım. Bir kadın, bir evlat, belki bir ann...
Trabzon’un doğayla denizin buluştuğu eşsiz ilçesi Sürmene, sadece huzur arayanların değil, özel ve samimi yakınlık isteyenle...
Karadeniz’in kıyısında, huzurla zarafetin buluştuğu bir yer varsa, orası Arsin’dir. Ve burada, gerçek yakınlık ve içtenli...
Amasya’nın tarihi dokusu içinde dolanırken kendime küçük bir kaçamak yapmak istedim. Tavsiye üzerine gittiğim bir masaj salonunda, beklediğimden...
Trabzon'un eşsiz güzellikleriyle dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Karadeniz'in masmavi suları, yemyeşil yaylaları ve tarihi dokusu, her...