
Buse, Trabzon’un dar sokaklarında büyüdü. Şehir, Karadeniz’in hırçın dalgalarının sahile çarptığı, denizin tuzlu kokusunun her köşeye yayıldığı, ama bir o kadar da küçük ve dar bir dünyaydı. Çocukluğunun büyük kısmı, bu denizin gölgesinde geçti. Ama deniz ne kadar özgürse, Trabzon o kadar kapalıydı. Buse, yaşadığı kısıtlamaların farkındaydı, her zaman dışlanmışlık hissiyle büyümüştü. Genç yaşlarda, hayal ettiği hayatla karşılaştı: Bir gece, karanlık bir bara adım attığında, gözlerinde gördüğü ilk şey, hayatta kalabilmek için yapılması gereken tercihlerdi. Kısa sürede, insanların, onun bedenini bir hizmet olarak görüp ona değer biçtiklerini fark etti. Her gece, bir başka yüz, başka bir dokunuş, başka bir hikâye… Ama içindeki boşluk büyümeye devam ediyordu. Trabzon’daki herkes birbirini tanır. Bu küçük şehre adım atan, herkesin diline düşer. ... okumaya devam et
Trabzon'un **Bostancı ilçesi**, Trabzon ilinin önemli bir yerleşim alanı olmasa da, zengin tarihî geçmişi, kültürel özellikleri ve doğasıyla dikka...
Doğasıyla büyüleyen, huzuruyla içe işleyen bir yer varsa, orası hiç şüphesiz Düzköy. Ve şimdi, bu dingin atmosferin kalbinde ...
Adım Zeynep. Ama herkes beni farklı bir isimle tanır. Kartvizitim yok, tabelam da. Sadece bilen gelir, sessizce gelir… ve sessizce gider. Tr...
Trabzon'un Akçaabat ilçesine bağlı Taşlıca Mahallesi, eski adıyla Vartara, 1670'li yıllarda "Vakıf Köyü...
Trabzon’un en eski mahallelerinden biri olan Çömlekçi, adını geçmişte burada yaygın olarak yapılan çömlekçilikten alır. Osma...